Güneş Benliği Kuşanmak

Senenin en önemli dönüşüm vaktindeyiz.
Bu 1 senelik süreçte, hangi yolu seçeceğiz?
Egonun yolunu mu, yoksa kalbin yolunu mu?

Geçtiğimiz sene birçok deneyim edindik ve sınavlardan geçtik. Kendimizi tüm açılardan geliştirmek için bizlere sunulan göksel fırsatları elimizden geldiğince değerlendirdik. Ve bu, bizde yeni bir aşamaya geçebilmek için gereken bütün o pozitif karmayı biriktirdi.

Elbette, elimizdeki bu pozitif karma, bizde gerçek anlamda yepyeni bir seçim yapabilmemiz için gereken dönüşümsel desteği sunabilir olsa da, bunu ne açıdan kullanmayı seçeceğimiz bize bağlıdır.

Sahip olduğumuz bu içsel birikimi, yolumuzun nereye çıkmasını istediğimize göre yönlendirirken dikkatli olmak lazımdır. Zira her sene, Güneş ve Plüto kavuşurken, bu gücü hangi yönde ifade edeceğimize karar vermemiz istenir. Ve kararımız, manyetizmamızın yönünü verir.

Gerçek güç olan Güneşsel Kalp Yolu’nu mu yoksa sahte güç olan Plütonik Ego Yolu’nu mu seçeceğiz?

Eğer bir şeyi sırf kendi çıkarlarımız için değiştirmeyi istiyorsak ve bunun için zorlayıcı bir akışa giriyorsak, bu, mevcut olan her şeyin yıkımını gerçekleştirerek itici bir güç yaratır. Bu, korkudan doğan bir güçtür, zira doğal akışında yaratıcının ve üst benliğinin seni doğru yolda tutacağına inanmazsın.

Korkuyla ve yetersizlik duygusuyla güç edinmeyi veya kullanmayı arzulamak Plütonik bir yaratımdır.
Ve Plütonik doğa, esasında içsel -bilinçdışı dünyasında- kalması maksadıyla vardır. Derinlerin fark edilmesi, onların yüksek Güneş benliğin bilgeliği ve şefkatiyle affedilerek çözülmesi maksadıyla vardır.

Ama birçoğumuzda bu korkuların, Güneşsel benliğin desteğinden yoksun olması, tüm bilinçaltının yüzeye korunmasız bir şekilde taşmasına ve bu yetersizlik duygusundan hayvansal arzuların doğmasına neden olmaktadır.

İşte egonun zararlı hale geldiği nokta burasıdır. Aslında hakiki ego -yani benlik- Güneştir ve Güneş, Kalbin ta kendisidir…

Kalbin yolundan gitmeyi seçerek, gerçek gücümüz olan ışığı keşfederiz. Yaptığımız her şey, etrafa yaşamsal bir ışık saçar. Ona maruz kalan herkesi aydınlatır…

Motivasyonumuz asla içerideki bir korkuyu sağaltmak, kendimizi tatmin etmek, yok olan bir şeyi oldurmak değildir. Motivasyonumuz daima içimizdeki heyecanı görünür kılmak, sevgiyle içsel hakikatimizi kuşanmak, hep mevcut olan yaşamsal gücün sonsuz akışını onurlandırmaktır.

Göksel üstatlar, şimdi en azından birkaç günlüğüne bunu düşünmemizi ve senenin yönünü bilgelikle vermemizi teşvik etmekte.

Ayrıca bu birliktelik, kozmik sistemde kendi rollerini oynayan eşit kıymetteki Güneş ve Plüto’nun daha net idrak edilmesi için de bir alan tutar. Çünkü herkes -kendi vaktinde- ikisini de yol gereği tadar. Zira her insan Plüto’nun vadisinden geçerek Simurg’a varmak ve kendi içsel Güneş’ini hatırlamak için buradadır.

Bu uzun ve yinelenen bir yolculuk her seferinde tekrar tekrar, hayatımızın farklı kısımları için davranışımızı ele almamızı sağlar. Şu anda Güneşimizin birkaç veçhesini kuşanmış olsak da kuşanacak veçhelerimiz daha vardır. Böylelikle kendimizi her seferinde daha çok Kalbe çeker, tüm varoluş düzlemlerinde Kalbin sesini dinlemeyi öğreniriz. 🧡

Işık olsun. ✨️

Please follow and like us:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Email ile Takipte Kalın
Instagram
WhatsApp
error: Content is protected !!
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close