Neptün Retro (2021) – Gizli Gerçeklerin Vakti

Herkese merhaba. 🙏

25.06.2021 İstanbul saatiyle 22:20’de Neptün geri harekete geçti ve 1 Aralık 2021’e kadar (159 gün) geri harekette olmaya devam edecek.

Neptün, ruhani hasletlerimize işaret eden gizemli bir gezegendir. O, zodyağın mistiği, aşkınlık düzeyine ulaşmış olan ermişidir. Onun bizlere ulaştırdığı ruhani bilgiler, Jüpiter gibi felsefeye ya da dini doktrinlere dayanmaz, zira hiçbir kelime Neptün’ün getireceği bilgileri karşılayamaz. Neptün bizlere ancak sezgiler yoluyla ulaşabileceğimiz ruhani deneyimlerin kapısını açar.

Gezegenler, insan bilincinin mertebelerinin temsilidirler ve Neptün sıradan insanın farkında olmadığı Kolektif Bilinçdışı denilen bir mertebeye aittir. İnsan henüz kendi bilinçdışısının -Ay’ın- bile farkında değilse, üst oktavdaki bu mertebenin farkına varması kuşkusuz ondan beklenemez. İbn-i Arabi’nin de söylediği gibi insan önce Ay menziline yükselmelidir ve kendi duygularını fark ederek kendi ustası haline gelmelidir. Aksi halde tekamül edemez ve ruhu daha üst menzillere yükselemez.

Kendi duygularının üstüne yükselmeyi öğrendiği zaman bir insan, daha üst kanallara girebilmeyi öğrenir ve Kolektif Bilinçdışı ile bağlantıya geçebilir. Bu demektir ki, insan artık Yüksek Benliği ile iletişim halindedir. Çünkü artık, bilincinin -Güneş’in- ona sunduklarının ötesini görmeye başlamıştır, yani kendini gerçekleştirme yoluna girmiştir ve kendi yaradılışına teslimiyet göstermiştir. Bir insanın Güneş’e teslim olup, Jüpiter ve Satürn’ün üst bilincine geçmesi ve oradan da hakiki yaşam bilgisini damıtıp ruhsal olanla kucaklaşması -herkes için- mümkündür. Aslında hayatta yaşadıklarımız bizi oraya götürmek için içine yerleştirildiğimiz bir patikadan başka nedir ki?

Oraya ulaşmak çok fazla dersi varlığımızda damıtmamızı gerektirir mi evet, ama yine de Kolektif Bilinçdışı’nın üzerimizde bir etkisi yok mudur? Vardır. Yüksek Benliğimiz bizi daha iyi bir yere yönlendirmek hatırına zaman zaman hepimize yüce ilhamların Neptünyen kapısından seslenir. Biz buna Hayaller deriz. Hayallerimiz, en üst oktavdaki varlığımıza bir anlık bakıştır. “Yüksek Oktav”da yaşamanın nasıl bir his olduğunu bir anlığına tecrübe etmiş gibi oluruz o vizyonlar sayesinde. Bu öyle cezbedicidir ki, şu anı unutmamıza bile neden olabilir. Hayaller ne kadar Neptünyen enerjinin deneyimlenmesi olsa da, henüz titreşim düzeyimiz onu kaldıracak noktada olmadığı için sadece bize ağır gelir ve “gerçek” olarak algıladığımız bu mertebede yaşamamızı zorlaştırabilir.

Ressam: Remietc

İşte Neptün’ün bizler üzerindeki gölge hali de burada açığa çıkar. Gerçeklikten kopartır. Bu hal, insanı en alt mertebeye -Aysal Bilinçdışına- inmeye iter. Satürn’ün sorumluluğunu , Jüpiter’in bilgeliğini, Güneş’in kimliğini, Mars’ın celalini, Venüs’ün cemalini, Merkür’ün aklını deneyimleten hal adeta yok olur ve kişiyi dünyadan kopmuş “çileci” bir münzeviye çevirir.

Ve burada önemli iki soru ortaya çıkar; Allah bizleri Ruhani alemin hayalinde kaybolalım diye mi yaratmıştır? Yoksa bizlere teslim edilmiş olan nimetler üst benliğin maksadına ulaşmak için bir araç olarak kullanılsın diye mi vardır?

Bizlere büyük ilim kapıları açmış olan zamanın ermişleri İbn-i Arabi ve Erzurumlu İbrahım Hakkı Hazretlerinin tek başına bu “Aysal” yolu seçmediği aşikârdır, onlar Ay menzilinden yükselerek bütün gezegenlerin ilmini içselleştirmişlerdir ve kuşkusuz bu çok daha uzun ve zorlu olmuştur. Zira insan ancak kendisine bahşedilmiş olan bütün hasletleri -Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn’ü- kuşanarak Kolektif Bilinçdışına varabilir. Ve bu şekilde manâya varan biri de dünya yaşamında sağlamlığı, dengeyi, ahengi bulabilir.

Elbette, sadece Ay menziline yükselen birinin Neptün’ü algılaması da mümkün olabilir, nitekim Ay, Neptün’ün küçük oktav frekansının temsilidir. İnsan kendi bilinçdışısının farkında olduğunda, Kolektif’in nasıl olabileceğini bir seviyeye kadar tahayyül edebilir. Çünkü Hermetik yasaların belirttiği üzere “aşağıdaki yukarıdaki gibidir, yukarıdaki aşağıdaki gibidir.”

Ressam: Daniel Kordek

Bizler bu Neptün Retro günlerinde, bizi varlığımızda derinleştirerek Aysal Bilinçdışını/duygularımızı anlamaya itecek deneyimlerle desteklenebiliriz. Belki şu zamana kadar farkına varmadığımız ruhsal potansiyelimizi anlayabiliriz. Ama en önemlisi, yer ve gök arasındaki dengemizi sağlayabiliriz.

  • Madde alemi mi, yoksa manâ alemi mi hayatımda daha baskın?
  • Kendimi bu dünyada sağlıklı bir şekilde topraklayabiliyor muyum?
  • Dünyayı tadarken, manâyı bilmek için kendime izin veriyor muyum?

Kendisini yeryüzünde, bilhassa da Ay mertebesinde sağlamlaştıramamış kişiler, Neptün’ün hayallerinde kaybolurlar ve kendilerini ancak hayallerde güvende bulurlar. Bu da bağımlılıklara davetiye çıkartır. Bilhassa da kişiyi dünyadan koparan, uyuşturan bağımlılıklara… Sizi bu dünyadaki sorumluluklardan kopartan ve bu sayede bütünlüğü bulacağınızı vaat eden şeyler, daha çok cezbetmeye başlar. Neptün’ün bu gölgesine kapılan insanlar en ileri boyutta sanrılara ve akıl hastalıklarına yakalanır, ileri boyutta alkol ve uyuşturuculara, bir alt boyutta ise -burası yine en normal yerdir- hayal aleminde tutan kurgusal hikayelere ve psikoaktif bitkilere…

Neptün Retro süreci bu gibi bağımlılıkların farkına vararak onlardan kademeli olarak ayrılmayı sağlayan bir fırsat kapısıdır. Akıl hastalıklarının şifası bu süreçte mümkün olabilir.

Neptün’ün karşımıza çıkaracağı bütün bu bağımlılık ve ruhsal aşırılıkların, aslında Karmik kökenli olduğunu fark edin. Karmanızı temizledikçe; Neptünyen dengesizliğinizi de aşmış, Aysal konuları çözümlemiş olursunuz.

Ressam: Ascending Storm

Bu dönemde kendinizi kurban olarak gördüğünüz konuları temizlemeye vakit ayırın. Duygularınızı gözlemleyin, yazın, kendinizle konuşun ve yüzleşin. Sizi bu dünyada merkezinizden koparan bütün şeyler, insanlar, hastalıklar Karmik kökenli olabilir; bunların neden üzerinizde bu kadar ağırlık yarattığını araştırmaya zaman ayırın. Düzenli olarak topraklanın ve kendi ışığınızı kendinize hatırlatın.

Bu süreçten en çok etkilenecek olanlar şüphesiz yaşlı ruhlar olacaktır, zira onlar Kolektifte gerçekleşen bu yüzleşmelerin ve temizlenmelerin farkındadırlar; tüm bu Karmik yüklerin, gizlenmiş sırların açığa çıkarak temizlenmeye başlamasıyla insanlığın üzerine bir yavaşlık inecektir, o yüzden de dünyevi şeylerin işleyişinde gecikmeler ya da hatalar görülebilir. Bu şüphesiz, insanlığın manevi gelişimi için önemli bir süreç olacaktır.

Virüs kökenli hastalıkların Neptünyen doğaya sahip olduğunu dikkate alırsak, bu pandemi sürecinin öğretici kısmının şimdi daha çok görülebileceği düşünülebilir. İnsanlığın daha yüksek bir farkındalık kazanmasına aracı olabilir. Belki bu retro çıkışında pandeminin bizlere aktarmak için geldiği dersin alınmasıyla, dünyadaki krizin sonlandığı ya da çıkışa yaklaştığımız görülebilir.

Bu Retro sürecinde ayrıca, psişik hasletleri hali hazırda güçlü olan kişilerin bu hasletlerinde yeni bir hassasiyet kademesi kat ettiği görülebilir. Bu yetenek üzerinde ustalık kazanmak ya da kendini eğitmek, pratikler gerçekleştirmek için uygun bir zaman olabilir. Özellikle de Empatların kendi enerji alanlarının ustalığını kazanmaları ve sınır çizmeyi öğrenmeleri için çok kıymetli bir fırsattır. Enerji şifacıları, daha üst oktavdaki enerjilere ulaşarak daha etkili çalışmalar gerçekleştirme olanağına sahip olabilirler. Bu, içsel çalışmalarımız, yaradan ve melekleriyle yakınlaşmalarımız için kıymetli bir imkandır.

Ressam: Borda

Manevi, mistik gelişime ihtiyacınız olduğunu hissediyor ama kendinizi harekete geçme konusunda kararsız ya da sıkışmış bir durumda buluyorsanız, bu zamanın size tavsiyesi; üzerine çok düşünmemeniz ve hislerinizin peşinden giderek ruhunuzun arzusunu yerine getirmenizdir. Örneğin eğer Reiki, ThetaHealing vs. gibi ruhsal bir eğitim almak istiyor ama zihninizdeki bin bir düşünce sizi kararsızlığa sürüklüyorsa, hiç düşünmeyin ve o eğitimi alın. Zira bu süreçte düşünce mekanizmaları çok sağlıklı çalışmamaktadır, onun yerine hisleriniz size en doğru rehberliği yapacaktır. Hislerinizi takip etmeniz, bu dönemin hayatınıza büyük değişimler getirmesi için kritiktir.

Bu dönem bizlere sunulan tüm bu değişimler için ihtiyacımız olan cesaret ve gözü karalığa sahip olmamız adına Kainat bizim tarafımızda. Bu destekle beraber enerjimizin kontrolünü elimize almamız boynumuzun borcu. Artık cesur olma ve kurban psikolojisinden çıkma vakti…

Bu dönemin bizden belki de en çok umduğu şey, Kainatın kutsal davetlerine tüm kalbimizle Evet! diyebilmemizdir. Kainatın sunmaya hazır olduğu bu kutlu imkanlara her an hazır ve nazır bir kalple, kabulde bekleyerek Neptün Retro frekansına kendimizi akort edebiliriz; Bunun en yüksek oktavda, sizi daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir ilahi ışığın içine sokacağına tüm kalbinizle inanın ve bunu bekleyin. Hayal gücünüzün sizi götürebildiği en yüksek menzile yükselin. Cesaretle kendinizi ifade edin, yaratıcılığınızı kullanın ve özgünlüğünüzü gururlandırın.

Bu Neptün Retro sürecinin aşkınlığını tadanlardan olmamız dileğiyle.

Işık olsun.

Please follow and like us:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Email ile Takipte Kalın
Instagram
WhatsApp
error: Content is protected !!
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close