
Çakralar ve Varlığın 7 Temel Hasleti
Çakralar, bedenin enerji merkezleridir. Varlığın 7 temel hasleti bu merkezlerdeki özgün enerji akımları tarafından üretilerek hem iç hem dış dünyada ifade bulur.
Varlığın 7 temel hasleti şunlardır:
- Yaşama tutunmak
- Üretmek
- Hissetmek
- Sevmek
- İletişim kurmak
- Deneyimlemek
- Bilinçlenmek
Bunlar birbirleriyle uyum halinde çalışarak, devamlı gelişir ve kuvvet kazanırlar.
Varlığın 7 hasleti, kendisini devamlı ifade edebilmek ister ama içine doğduğumuz dünya, aile, kültür ve diğer şartlar, koşullanmalarla kısıtlanabildiği için, ya gölge yönüyle -negatif ikiziyle- ifade edildiği, ya da hiç ifade edilemediği yaygın rastlanan bir durumdur.
7 ana hasletlerden bir tanesini ifade edemeyen kişi, söz konusu hasletle ilgili olan diğer/yan kişilik özelliklerini de taşımakta zorlanır. Bu ifade edilmekte zorlanılan hasletler, kişinin enerji akışının dengesini bozar. Bu enerji akışındaki dengesizlik, ilk önce hasletin kendi merkezinde (çakrasında) baş gösterir, ardından, bu bozuk veya eksik enerji akışı, enerji kanalları vasıtasıyla diğer merkezlerin -çakraların- beslenmesini engellemeye başlayarak bütünsel bir dengesizlik hali yaratır.
Çakraların Fiziksel Bedene Yansımaları
Çakralardan giren ya da çıkan enerji; kasları, sinir sistemini ve salgı bezlerini, yani bütün bedeni etkiler. Bloke olmuş bir çakra, kapsadığı bölgelerdeki organlarda ve sistemlerde problemler yaratmaya başlar.
Açık ve akıştaki çakralar ile kişinin daha hayat dolu ve ışıl ışık olduğu görülür. Bu kişi, hayatı bütünüyle aşkla kucaklamaya hazır ve nazırdır. Ancak, parçalı ya da tamamen bloke olmuş çakralar söz konusuysa hayat enerjisine bütünüyle erişemez, bu da sersemlik, depresyon, dengesizlik hissi ya da genel bir kasvet hali verir. Enerjiler; gergin kaslar, duruş bozukluğu ya da çakralardaki enerjinin baskılanması nedenleri ile bloke olabilirler.
Bazı çakralar, etraflarındaki diğer çakralardan çok daha aktif olabilmektedirler; çünkü insanların geneli tek bir çakraya fazla yatırım yapar ve onu, etraftaki diğer çakraların enerjisiyle beslemeye meyleder. Bu da hastalığa önayak olur. Kişinin kendisine yapabileceği en büyük kötülük kendi çakrasını bloke etmektir. Bu durum bütün o bölgede sıkışıklık yaratabilmektedir. Örneğin, cinsel çakraların bloke olması halinde; kişinin cinsel enerjiyi ifade etme korkusu, bütün bel bölgesinde blokaja, işlevsel atalete neden olacaktır.
Özgüvensiz kişiler genellikle enerjiyi içe yöneltmeye meyillidirler, en çok da negatif enerjiyi. Çünkü özgüvensizlik, negatiftir. Bu insanlar, diğerlerinin hastalığını bile üzerlerine alabilirler.
Ayrıca çok fazla dengesiz – kullanılamayan enerji de, insana atalet, isteksizlik, depresyon, sıkışmışlık hissiyatı verir. Huzursuzluk, iritasyon, hastalık, hareketsizlik, bu kondisyonun diğer temel belirtilerindendir. Örneğin kişi kendi vücudunda bazı yerlere dokunduğunda eğer huzursuzluk, iritasyon duyuyorsa bu bölgeyi kapsayan çakrada dengesiz – atıl kalmış enerji bulunduğunu gösterir. Eğer çözüm aranmazsa bu duygusal tepkiyi, fiziksel hastalıklar izleyecektir. Özellikle yaratıcılığı ifade eden her türlü pratik, fiziksel egzersiz ve meditasyon, bloke olmuş enerjileri özümsemek ve de atıl kalmış enerjiyi kullanmak adına yardımcı olur.
Çakra Patlağı
Çakralar stresli zamanlarda, çok fazla kullanılacak iyi enerjiyle dolduğunuz zamanlarda “patlak” verebilir. Patlaklar, başa çıkılamayan enerji dolayısıyla, genellikle kalp, solar plexus ve sakral bölgeyi etkiler. Kişinin ilgili çakranın konusunda huzursuzluk seviyesinde heyecan duyması bu patlağın uyarı sistemlerinden biridir. Uyuşturucular da çakraların patlarcasına açılmasına neden olabilir, özellikle de baştaki çakraların. Patlakların neticesinde, ilgili çakrada işlev kaybı olur, dolayısıyla bütün bedenin enerjisi o bölgeden sızabilir ve büyük oranda yaşamsal enerji kaybedilebilir.
Çözüm olarak, o çakranızın dengeli olduğu zaman hissettirdiği duyguyu meditasyona oturarak içsel olarak çağırmak, yaratmak iyi bir başlangıç olacaktır. Bunu takiben çakrayı bir spiral ya da çark olarak imgeleyip, doğru ve dengeli hissettiren bir hıza gelmesine niyet edebilirsiniz. Bir de, elinizi çakradan 10 cm kadar uzaktan nazikçe vücudunuza yaklaştırarak, kaçan enerjinin tekrar vücudunuza girmesini sağlayabilir ve elinizin ilgili çakranın rengiyle parlayarak o bölgeyi tamir ettiğini düşünerek sorunu yatıştırabilir hatta -verdiğiniz emekle orantılı olarak- iyileştirebilirsiniz.
Eğer bunlar işinize yaramazsa bir enerji terapistinden profesyonel destek alarak çakralarınızı dengeletebilir, patlak ve hasarlı olan çakrayı da böylelikle iyileştirebilirsiniz.

Ağrı
Çakra bölgesinde ortaya çıkan ağrı, ilgili çakranın açılmaya çalıştığına işaret eder. Enerjinin açılması için çok hafifçe masaj yapmayı deneyin. Eğer ağrı devam ederse durun. Dikkatinizi o çakraya verin, izin verin; düşünceler ve hisler içinize doğarak bloke olan şeyin ne olduğunu size anlatsınlar. Farkındalık geldiğinde, ağrı veya blokaj genellikle ortadan kalkar – ama inatçı çıktıysa, tıbbi destek almak daha doğru bir tercih olacaktır.

Hastalık ve Hasta Ziyareti
Hastalık sürecinde, bir ziyaretçiden enerji aktarımı almanın faydası büyüktür, özellikle de ortam huzurluysa. Hem hasta hem ziyaretçi bu süreçte enerjisel anlamda yükselir. Ama düşüncesiz, farkındalıksız bir ziyaretçi söz konusu ise, hastanın enerjisini iyiden iyiye emebilir hatta vaziyetini daha kötüye bile götürebilir. O yüzden herkesin hasta ziyareti yapması uygun değildir.
Depresif bir insan, bir başka insanın canlılık dolu yaşam enerjisini emebilir, bu durum sağlıklı bir insana yapıldığı zaman bile tüketici olabilmekteyken hasta bir insana yapıldığında hayati tehlikeye kadar varabilir. Depresif ziyaretçi genellikle bu durumun farkında olmaz, çünkü o ziyareti esnasında kendisini daha iyi hisseder, dolayısıyla karşısındakinin de öyle hissettiğine kendisini ikna eder.
Hasta ziyaretinde, kendinizin olabildiğince bütün ve sağlıklı durumda olmanız gerekir. Kendinizi öncesinde gözlemlemeli ve dışarıdan gelecek bir enerjiye ihtiyacınız olup olmadığını sorgulamalısınız. Eğer kendi durumunuzla ilgili fazla dramatik davranarak bunu insanlara anlatma ihtiyacı duyuyorsanız, ya da genel olarak insanlara ihtiyaç duyuyorsanız dışarından enerji çekme potansiyeliniz var demektir. Kendinizi bütün ve sınırları net hissettiğinizde yaptığınız hasta ziyareti iki tarafın da gelişimini sağlayacaktır. Bütün olan ziyaretçi, verme erdeminin öğretisinde derinleşecek, hasta olan kişi ise -ziyaretçinin sağlıklı enerjisi tarafından- enerjisel olarak şifa bulmaya teşvik edilecektir. Böyle bir şifa ortamında, siz ve rahatsız kişi arasındaki akış doğal olmalıdır. Yani enerjinizi karşıdakine aktarmaya çalışmamalısınız. Enerjinin kendi iradesiyle akmasına izin verin; çok fazla zorlar ya da yönlendirirseniz, enerji şifa verici bir şey olmaktan çıkar, hatta iğne gibi saplanan, zarar veren bir şeye dönüşebilir… Şayet enerji terapisti iseniz, elbette bilinçli olarak enerjinin akışını başlatabilirsiniz, ama burada yönlendirmek yerine akışın ihtiyaç olan yere gitmesine izin vermeniz daha faydalı bir yaklaşım olacaktır, nitekim bunun bir terapi seansı değil, ziyaret olduğunu unutmamalısınız. Terapi için iki tarafın bilinçli olarak niyet etmesi ve bunun için özel zaman ayrılması önerilir.

Egzersiz
Hem fiziksel hem enerjisel egzersiz yapmak, hastalığa karşı vücudu kuvvetlendirmek için birincil öneme sahiptir. Ancak şunu unutmamak gerekir, yorucu, zorlayıcı (kasları şişiren) fiziksel egzersizlerin, blokaj yaratma ihtimali yüksektir. Çünkü kaslardaki gerginlik enerji akışını düzensizleştirir, bir yere enerji daha çok akarken diğer yere daha az akar. Vücudun esnek olması ise tam tersine, enerjinin esnek ve akışkan olduğunun yansımalarından bir tanesidir. Dolayısıyla dans, pilates, aikido, yüzme, yoga, taichi, chigong, tibetin gençlik pınarı, kültür fizik, radio taisho gibi esneklik ve tendonlara kuvvet kazandıran pratiklerin daha önemle ele alınması gerekir.
Okuduğunuz bu bilgiler hayati bilgilerdir. Her ne kadar günlük yaşamda çok fazla kullanımı yokmuş gibi gözükseler de, enerji öğretisi bütün yaşamı kapsar. İnsanlarla olan iletişimleriniz, fiziksel yeterliliğiniz, yetenekleriniz, yediğiniz besinler, okuduğunuz, dinlediğiniz, izlediğiniz şeyler… Her şey enerji akışının başka bir vasıtasıdır. Sadece bulunduğunuz mekan bile, enerji alanınızda değişim yaratmaya yetebilmektedir.
Enerjileri idrak etmeye başlamak, hangi vasıtaların size hizmet ettiğini anlamanıza yardım eder. O nedenle, enerjilere ve onların akışına yönelik temel bir farkındalık kazanmanız, yaşamsal ve sosyal etkileşimlerinizde enerjileri nasıl daha etkili kullanacağınızı anlamanıza yardım edecektir.
Kaynak (diğer blogum): https://bilincmektebi.wordpress.com/2019/03/12/enerji-bilinci/
Telif Hakkı © 2019 Fitoenerjist
fitoenerjist.com